Hizmetlerimiz
Karboksiterapi Botox Lazer Epilasyon Roller Uygulaması Quantum Kalıcı Makyaj Kavitasyon Dolgu Varis, Kılcal Damar Mezoterapi Akne Tedavisi Kimyasal Peeling Cilt Bakımı Kaş Dizayn ve Kontör Leke Tedavisi İpek Kirpik
Karboksiterapi

 

Bu yöntemin asıl çıkış noktası bir ortamın oksijensiz bırakılmasının (hipoksik ortam), o ortama kan gelmesini tetikleyerek yani dolaşımın hızlanarak oksijen getirmesinin o bölgedeki yağ hücrelerinin kullanılmasını, dolayısıyla yağ dokusunun azaltılmasını sağladığı görüşüdür. Bu düşünceyle şekillenen tedavinin, karbondioksit gazının masum oluşu ile uygulama konusunda güven vermesi de etkili olabilir. Çünkü vücudumuz karbondioksit gazına zaten alışıktır ve bu gazı ya akciğer ya da böbrekler üzerinden rutin olarak atabilir.

 

Nasıl etki ettiğine gelince; cildin altına ince bir iğne aracılığıyla karbondioksit gazının verilmesi öncellikle o bölgeye kan akışını hızlandıran daha da önemlisi dolaşımı düzenleyen bir mekanizmayı tetiklemesi hedeflenir. Bu sayede kanın birinci görevi olan oksijen taşıma işlemi başlayabilir. Karbondioksit verilen bölgeye gelen kanın bu bölgedeki karbondioksiti alıp yerine oksijen bırakmasıyla yağ hücrelerinde yağ yakımı başlatılmış olabilir. Elbette böyle bir işlem yapılırken lokal olarak incelme veya sıkılaşma olması amaçlanacaktır. Ayrıca oksijenlenen hücreler canlanabilir ve cilt sıkılaşabilir, ciltte çatlak (stria) olan bölgelerde iyileşebilir, ciltteki gerginlik artabilir ve bir yandan hücreler daha fazla yağ yakabilir.

 

Karboksiterapi Nedir?

Karboksiterapi, cilt altına (subkutan dokuya) son derece ince bir iğne ile (30 G iğne - 0,3 diyametre) karbondioksit gazı enjekte edilmesidir. Karbondioksit mekanik olarak yağ hücrelerini yok ederken bir yandan da kan dolaşımını canlandırır. Düzelen kan dolaşımı uygulama yapılan bölgeye bol miktarda oksijen ulaşmasını sağlar. Bu reaksiyonlar sonucunda dokular düzene girer ve hücrelerde sıkışan sıvı birikimleri dağılır. Selülit yağ hücrelerinin içinde su toplanması sonucunda hücrelerin sertleşmesi ve kalınlaşmasıdır. Bu tip hücreler beslenemedikleri için yağ tabakaları giderek artan şekilde deformasyona uğrar. Karboksiterapiyle yağ hücreleri erirken, selülitler çözülür ve doku canlanarak sıkılaşır.

 

Uygulama Şekli

Seans süresi on-onbeş dakika kadardır. Gerekli bölgeye birkaç karbondioksit enjeksiyonu yapılır. Bu enjeksiyonların sayısı gayet sınırlıdır, çünkü etkisi geniş bir alana yayılır. Bazı hastalar, kılcal damarların genişlemesi nedeniyle enjeksiyon yapılan bölgede hafif bir yanma hissedebilirler. Ancak bu yanma hissi birkaç saniyede kaybolur. Ardından enjeksiyon yapılan alan biraz şişer. Bu tepki en fazla yarım saat sürer. Sonra her şey normale döner ve hasta klinikten çıkınca günlük yaşantısına kaldığı yerden devam edebilir.

 

Özel hiçbir tedbir alması veya herhangi bir şeyden sakınması gerekmez Karboksiterapinin kullanıldığı alanlar Karın, kalça, bel, bacak gibi bölgesel yağlanmanın giderilmesi Selülitlerin eritilmesi Cildin sıkılaştırılması Çatlakların tedavisi Plastik cerrahiyle yağları alınan vücutların toparlanması Yüz cildinin gençleştirilmesi Karboksiterapi Avrupa ve ABD'de son 10 yıldır selülit oluşumunu ve yağlanmayı engelleyen bir teknik olarak uygulanıyor. Cilt altında ve yağlara özel bir cihaz arayıcılığıyla karbondioksit gazı veriliyor. Böylece, yağ hücreleri parçalanırken, dokuların oksijenlenmesi artar, metabolizma hızlanır ve cilt gerginlik kazanır.

 

Karboksiterapi nedir?

Karboksiterapi Cilt altına karbondioksit verilmesi esasına dayanan bir tedavi metodudur. Karbondioksit cilt altında bölgesel doku kan akımını hızlandırarak etki yapmaktadır. Bunun yanı sıra direk yağ kırıcı etkiside bulunmaktadır. Bu nedenle selülit tedavisinde çok etkin bir yöntem olarak kabul görmektedir.

 

 

Karboksiterapinin vücuda bir zararı varmıdır?

Kesinlikle yoktur. Çünkü karbondioksit vücudumuzda doğal yollardan üretilen bir gazdır. Bu nedenle vücutta herhangi bir reaksiyona neden olmaz. Solunum yoluyla kolaylıkla atılabilmektedir. Merkezimizde yapılan karboksiterapi işlemi sırasında acı duymazsınız ve morarma da görülmemektedir.

 

Karboksiterapi nerelerde kullanılabilir?

Selülit, bölgesel incelme, doğum sonrası veya hızlı kilo alıp vermeye bağlı oluşan çatlaklarda, liposuction–lipoplasti öncesi ve sonrası cildin toparlanmasında, saç dökülmelerinde, gevşek ve sarkık göğüslerin toparlanmasında, yara iyileştirmede, cilt gençleştirme tedavilerinde destekleyici olarak kullanılmaktadır.

 

Karboksiterapi nasıl etki gösterir?

Uygulama bölgesinde dolaşımda artış meydana gelir, böylece toksinlerin atılımı arttırılır, o bölgedeki ödemler çözülmüş olur, doku yenilenmesi uyarılır, dokuya ulaşan oksijen miktarı arttığı için o bölgedeki yağın yakılması ve cildin tekrar yapılanarak sıkılaşması sağlanır.

 

Karboksiterapi nasıl uygulanmaktadır?

Tedavi hızlı, rahat, etkili ve cerrahi olmayan bir yöntemdir. Tedavi karbondioksit gazının cilt altı doku içine enjekte edilmesi prensibine dayanır. Enjekte edilen gaz, doku tarafından emilir. Problemin büyüklüğüne ve çeşidine göre haftada bir veya iki seans olacak şekilde toplam 10-20 seans arasında uygulama önerilir. Tedavi başladıktan sonra tedaviye özel nedenlerden dolayı ara verme süresi 1 haftayı geçmemelidir.


Karboksiterapinin yan etkisi varmıdır?

Uygulama bölgesinde hafif bir yanma ve dolgunluk hissi olabilir. Tedaviden hemen sonra 1-2 saat süren geçici bir ödem olabilir. Tedavi sonrası 4 saat boyunca banyo, havuz veya sauna gibi su ile ilgili aktivitelerden kaçınılmalı ve dar ve bedeni sıkı sıkıya saran giysiler giyilmemesi gereklidir. Yaklaşık 80 yıldır tıp alanında tedavi maksatlı uygulanan karboksiterapi, 1990 yılından beri Amerika, Avrupa ve bir çok uzak doğu ülkesinde cilt ve vücut deformasyonlarında başarılı bir rehabilitasyon yöntemi olarak uygulanıyor. Karbondioksit gazı vücuda zararlı değil ve her yaşta, herkese uygulanabilir niteliktedir.

 

Bilindiği gibi karbondioksit gazı vücutta bol miktarda üretiliyor ve vücudumuz dakikada ortalama olarak 1.5 lt karbondioksit gazı üretip dışarı atıyor. Karboksiterapi'de ise bir doku kesimine konulan yoğun karbondioksit gazı sayesinde tedaviler başarıya ulaşabiliyor ve bu miktarda vücudun bir dakikada üretip dışarı attığı miktarın çok altında, dolayısıyla karboksiterapi uygulamasıyla cilt içerisine veya altına verilen karbondioksit gazının vücuda herhangi bir zararı söz konusu değil.Karboksiterapi uygulamaları, karbondioksit gazının kısa aralıklarla dokuların içerisine kontrollü olarak aktarılmasını sağlayan karboksiterapi cihazı ile yapılıyor.

 

Dokulara giren karbondioksit gazının bulunduğu yere göre değişen çeşitli etkileri var: Uygulama alanları... Sorunun türüne ve büyüklüğüne göre değişik miktarlarda verilen karbondioksit gazı dokularda yağların tüketimini hızlandırıyor, ciltte elastikiyeti artırıyor, şişlikleri indiriyor, çatlakları ve özellikle de bacaklardaki kılcal damar genişlemelerini azaltıyor, varisli hastalarda varislerin hızla azalmasına yardımcı oluyor, göğüs ve çene altı - yanak sarkmalarında dokuları sıkılaştırarak yüz ovalini düzeltiyor

 

Başarılı uygulama alanları

* Karboksiterapi özellikle diabete ( şeker hastalığı ) bağlı yaralar ve sedef hastalığına bağlı cilt bulgularının azaltılmasında etkili,

* Bölgesel yağ fazlalıklarında yapılan liposuction işlemlerinden önce ve sonra birkaç seans karboksiterapi, ameliyat başarısını arttırıyor,

* Bölgesel yağ fazlalıkları, doku sarkmaları, bacaklardaki kılcal damarlar, ameliyat izleri ve çatlakların tedavisinde de sonuç veriyor.

 

Karboksiterapi uygulamasında Dikkat edilmesi gerekenler

Karboksiterapi uygulamasını isteyen hastaların taklit ve başarısız tedavi yöntemleriyle karşılaşmamaları için karboksiterapi yapılacak cihazın CE belgesini sormaları ve bu onayı cihaz üzerinde görmeleri son derece önemli, çünkü patentlenmiş karboksiterapi cihazı ile dokuya verilen karbondioksitin verilme şekli, karbondioksit gazının dokuya akıtılışındaki dinlenme aralıkları vs. gibi bazı özellikler karbondioksit tedavisinin başarısını yönlendirmekte. Özellikle bacaklarında yağlanma ve kılcal damar genişlemeleri olan hastalarda sellülit tedavisi son derece kısıtlı.

 

Bu hastalarda vakum - elektriksel – ses dalgaları - ısı gibi yöntemler uygulanabilir değil, çünkü bu yöntemler bacaklarda kılcal damar genişlemelerini daha çok artırmakta. Karboksiterapi ise bacaklardaki bu tedavi kısıtlılığını ortadan kaldırmakta ve tüm hastalara uygulama yapabilme imkanını getirmekte. Böylece bacaklarında yağlanma, sellülit veya sarkma problemi olan ve kılcal damarları gelişmiş hastalar için ideal tedavi yöntemi, karboksiterapi. Ayrıca erkek hastaların memelerin küçültülmesi ve vücut deformasyonu problemlerinde de son derece kolay bir uygulama seçeneği oluşturmaktadır.